Türkmenlerden İmdat Çığlığı

22 Kasım 2015

Esed rejiminin 4 gün önce Lazkiye kırsalındaki Bayırbucak Türkmen bölgesinde başlattığı kara harekatına, Hizbullah militanları ve İran askerlerinin karadan, Rusların ise havadan ve denizden desteğiyle muhaliflerin kontrolündeki Türkmen Dağı mevkiindeki Fırınlık, Acısu ve Avanlı bölgelerine büyük bir saldırı başladı. 7 düvelin saldırılarına karşı kahramanca direnen Bayırbucak Türkmenleri Sultan Abdülhamit Tugayları komutanı Ömer Abdullah cepheden, Akit’e yaptığı açıklamada, Haçlı-Siyonist destekli ittifaka karşı son damla kana kadar direnmeye devam edeceklerini dile getirerek, “Türkmen dağları geçilmez!” mesajını tüm dünyaya iletmemizi istediler. 

VAHŞİCE SALDIRIYORLAR

Ömer Abdullah, “İki gündür hiç durmadan Türkmen dağlarına bomba yağdırıyorlar. Uçaklar, füzeler ve tanklarla vahşice saldırıyorlar. Bizim kahraman gençlerimiz de bu saldırılara karşı cesur bir şekilde direniyorlar. Bugün 200’den fazla işgalci öldürdük. Öldürdüklerimiz arasında İranlı da var, Rus da var, Hizbullah militanları da. 7 düvel Türkmenlere karşı birleşmiş durumda. Gençlerimiz; aç, susuz, sınırlı silahlarıyla kahramanca küfre karşı direniyor” dedi. 

İLERLEME KAYDEDEMEDİLER

Abdullah, “Rejim askerleri Türkiye sınırına hemen hemen sıfır noktasında olan Acısu, Fırınlık, Mahmiye ve Kastal Maaf bölgesinde hem havadan hem karadan askeri harekat başlattılar. Züveyik adını verdiğimiz bir köyü ele geçirdiler. Acısu bölgesinde bir nöbet noktası alabildiler. Daha sonra  Fırınlık, Mahmiye ve Kastal Maaf bölgesinde hiçbir ilerleme kaydedemediler.  Rejim askerleri, Şii milisler, Mihraç Ural’ın askerleri ve Ruslarla aramızda çok sıcak çatışma devam ediyor. Ruslarla da son bir aydan beri bu şekilde yoğun çatışmalar yaşıyoruz. Elimizdeki tüm imkanları kullanarak ilerlemelerini durdurmaya çalışıyoruz” ifadelerini kullandı.

SİVİL HALKIN ÜSTÜNE BOMBA YAĞDIRIYORLAR

Köylerin bombalanmakta olduğunu dile getiren Abdullah, “Sivil halkımız da bu bombardımandan askeri kanadımız kadar zarar görmektedir. Onlarca sivil insanımız hayatını kaybetti. Çoluk çocuk demeden katlediyorlar. Sivil katliamının yapıldığını uluslararası kamuoyuna acilen duyurmamız gerekiyor. Savaşın da bir ahlakı vardır ve bu ahlaka göre sivillere kurşun sıkılmaz ama karşımızdaki işgalci güçler hiçbir ahlak kuralını ve vicdanı tanımıyor” diye konuştu. 

BİR KARIŞ TOPRAK VERMEYECEĞİZ

Abdullah, sözlerine şöyle devam etti: “Son beş yılın en büyük bombardımanını  son bir ay içerisinde Bayırbucak Türkmen dağında yaşıyoruz. Mücahit kardeşlerimizin Allah’tan aldığı güç ve kuvvetle, işgalcilerin karşısında dimdik durup bir karış toprak dahi vermemek için son damla kanımıza kadar direneceğiz. Türkmen dağında son bir ayda 100’ü aşkın şehit ve 250’yi aşkın yaralımız oldu. Bu şehit ve yaralıların çoğunluğu bombardıman sebebiyle oluyor.” 

MÜHİMMAT İHTİYACIMIZ VAR

En önemli ihtiyaçlarının mühimmat olduğunu vurgulayan Abdullah, “Türkiye’nin yardımlarına ihtiyacımız var. Sınırlı mühimmat ve silahla ağır topların ve uçakların karşısında durmaya çalışıyoruz. Ağır silah ve mühimmatımız olduğu sürece Allah’tan aldığımız güç ve kuvvetle, Osmanlı yadigarı bu topraklarda canımızın kanımızın son damlasına kadar savaşıp, Türkiye sınırına bu bölgeden gelebilecek her türlü zararın karşısında durmaya çalışıyoruz. Türkiye sınırını Şii milislerin, Mihraç Ural’ın ve Esed Rejimi’nin kontrolüne asla bırakmayacağız” diye konuştu.

ÇANAKKALE’DEKİ GİBİ TÜM KEFERE BİRLEŞTİ

Suriye Türkmen Milli Hareket Partisi Kurucusu ve Başkan Yardımcısı Tarık Sülo Cevizci ise, “Türkmen Dağı’nda tüm kefere şer güçler, Çanakkale savaşında İtilaf devletlerinin Osmanlı’ya karşı birleştiği gibi Türkmen mücahitlere karşı ittifak etmiş durumda. Türkmenlerin elinde kalan tek bölge Türkmen dağı şu anda. Ne muhalifleri desteklediklerini iddia eden ABD ne de diğer hiçbir güç Suriyeli Türkmenlerin yanında değil. Sadece Türkiye’den yardımlar ulaştırılıyor ama o da yeterli değil” ifadelerini kullandı.

KATLİAMIN ORTAĞI, TÜRKMENLERE GİDEN TIRLARI DURDURANLAR

Cevizci, sözlerini şöyle sürdürdü: “Türkiye’nin Türkmenlere yardım etmesini ve Türkmenlerin Suriye’deki varlığını istemeyen Batılı güçler ve Türkiye’deki işbirlikçisi paralel yapı, Türkmenlere giden yardım TIR’larını durdurarak büyük bir ihanete imza attılar. Onların yaptıkları yüzünden Türkmenlere giden yardımlar engellendi. Türkmenlere giden yardımları engelleyenler de Türkmenlere saldıranlar kadar büyük bir zarar vermiştir. Bu ittifakla Türkiye ve Türkmenler yalnız bırakılmak istenmektedir.”

KOBANİ İÇİN DÜNYAYI AYAĞA KALDIRANLARDAN ÇIT YOK

Hem içeride hem dışarıda Türkmenler’in yalnız bırakılmak istendiğini dile getiren Cevizci, “Kobani’de DAEŞ ile PYD arasındaki yaşananlar üzerine öyle bir hava estirildi ki; sanki Kobani düşerse tüm insanlık düşecek gibi. Halbuki DAEŞ zaten bizden aldığı toprakları PYD’ye veriyordu. PYD olunca işin içinde Kobani saldırılarında dünya ayağa kalktı. Ama Türkmenlere karşı vahşice, hunharca yapılan saldırılara büyük devletlerin çıtı çıkmıyor. DAEŞ, PYD’ye saldırdığında koalisyon kurarak DAEŞ’e operasyon başlatanların Türkmenlere karşı ne kadar uzak ve mesafeli oldukları görülüyor. Türkmenler acımasızca katledilirken buna susanlar bir gün geri dönüp baktıklarında geride bıraktıkları sadece utanç olacak” şeklinde konuştu.

Yeni Akit