İşçilerin Çözüm Bekleyen 5 Sorunu

02 Mayıs 2017

İşçilerin çözülmesi gereken önemli sorunları hala masada. Kıdem tazminatından, esnek çalışmaya, işçi kiralamadan, taşerona kadroya ve asgari ücret-açlık sınırı-alım gücü dengesine kadar birçok başlık için çözüm bekleyişi sürüyor.

KIDEM TAZMİNATI

Yaklaşık 15 milyon işçiyi ilgilendiren kıdem tazminatı, emekçilerin gündemindeki en sıcak konu başlığı. Uzlaşma aranacağı mesajı verilirken, önümüzdeki günlerde işçi, işveren ve hükümet temsilcilerinden oluşan Üçlü Danışma Kurulu’nda konu masaya gelecek. Bu toplantıda tarafların kıdem tazminatı konusunda prensiplerini ortaya koymaları bekleniyor. İlerleme sağlandığı takdirde sonraki aşamalarda metin üzerinden görüşmelere devam edilmesi mümkün olacak. İşçi kesimi, halen bir yıllık hizmetin karşılığı 30 gün olan kıdem tazminatından geri adım atılmaması gerektiğini savunurken, işverenler sürenin yarıya indirilmesini talep ediyor. Yeni sistemde hesaplama gün üzerinden değil, fona kesinti oranı üzerinden yapılacak. Bir yıllık kıdem tazminatının karşılığı olan 30 günlük ücret, aylık ücretten yüzde 8.3 kesinti yapılması anlamına geliyor. Şu ana kadar konuşulan oran ise işverenden yüzde 4 kesinti yapılması, devletin de bunun 4’te biri kadar katkıda bulunması şeklinde. İşveren kesimi kendilerinden yapılacak yüzde 4 oranındaki kesintiyi fazla bulurken, işçi kesimi yüzde 4 (işveren) +1 (devlet) oranındaki kesintinin düşük olduğunu savunuyor. Kıdem tazminatı fonu sisteminde, işçiler işsiz kaldığında kıdem tazminatını hemen alamayacak. Fondaki paranın tamamını alabilmek için emekliliği beklemek gerekecek.

ESNEK ÇALIŞMA SAATLERİ

Esnek çalışmayla ilgili düzenlemeler çalışanlar tarafından tedirginlikle izleniyor. Kamuoyunda uzun süre tartışılan geçici iş ilişkisine dair düzenleme geçen yıl yasalaştırıldı. Taşeron sistemini yaygınlaştıracağı, iş güvencesini ve kıdem tazminatı hakkını fiilen ortadan kaldıracağı eleştirileri yapılan geçici iş ilişkisinin etkileri bu yıldan itibaren görülmeye başlanacak. Düzenlemenin istihdam artışına mı yoksa eleştirilerde dile getirildiği gibi iş güvencesinin ortadan kalkmasına mı yol açacağı görülecek. Diğer taraftan, işgücü piyasasına girişlerin kolaylaştırılması amacıyla kadınlar için esnek çalışma biçimleri yaygınlaştırılacak. Bu yılın sonuna kadar çıkarılması planlanan düzenlemelerle, kadınların çalışma hayatına katılımını artırmak amacıyla evde bakım, bakımevi ve kreş hizmetlerine erişilebilirlik artırılacak.

SURİYELİ İŞÇİLER

Suriyeli ve diğer göçmen işçilerin kayıt altına alınabilmesi için yasal düzenlemeler yapıldı. Suriyeli işçilerin bir işyerinde toplam işçi sayısının yüzde 10’unu aşamayacağı öngörüldü. Suriyelilerin çalışabileceği işkolları belirlendi. Ancak, Türkiye’de 3 milyon dolayında Suriyeli bulunmasına rağmen kayıt altına alınan Suriyeli işçi sayısı hâlâ 10 bin seviyelerinde yer alıyor. Suriyeli işçilerin kayıtdışı çalıştırılması hem işgücü piyasasında yerli işçi aleyhine dengeleri bozuyor, hem işverenler açısından haksız rekabet yaratıyor, hem de Suriyeliler mağdur oluyor.

Bununla birlikte, asgari ücrette son yıllarda hayal edilemeyen düzeyde artış olsa da, piyasadaki alım gücü düşünüldüğünde, açlık sınırının altında kalmaktadır. Kapitalist ekonomi anlayışına sahip dünyada gelir dağılımındaki adaletsizlik devam ederken, yoksul-zengin arasındaki makas her geçen gün açılarak dev bir uçuruma dönüşmüş durumda. Dünya gelirinin yaklaşık yüzde 70’i birkaç yüz kişinin elindeyken, kalan milyarlarca insan yüzde 30’luk dilimi paylaşmak zorunda. Bu adaletsizlik dünya sistemini ciddi manada çatırdatmışken, onaralamayacak bir krizin de kapıda olduğunun sinyallerini veriyor. 

Vuslat Gazetesi

Anahtar Kelimeler:
, ,