Sert çıktı! hadleri değil – Malatya Haber Ajansı

17 Ocak 2014

Erdoğan: “HSYK ile ilgili oturmuş bir düzen yok. Hiç bir Avrupa ülkesinde böyle bir düzenleme yok. O zaman kalkıpta AB’ye uymuyor diye tespitler yapmak kimsenin haddine değildir. Bize yutturamazlar” dedi

İŞTE ERDOĞAN’IN KONUŞMASINDAN SATIR BAŞLARI:

1. Dünya Savaşı’nın 100. yılını idrak edeceğiz. 1914’te başlayan savaş 1918’de bitmiştir. Bu savaş sonunda Osmanlı Devleti en ağır toprak ve insan kaybına uğramıştı.

100. yıl dönümünde bunu çok önemsiyorum. Bu etkinliklere katılıp Osmanlı’nın bakiyesi olduğunu unutmamanızı ve ona göre bizi temsil etmeniz gerekmektedir.

1915’te Sarıkamış Şehitleri’mizin 100. yılı. Bir de 1915 olayları var. Bu yüzden bunlara karşı hazırlıklı olmalıyız. Diasparo’nun 1915 olaylarını siyasi bir alana çekmek istemesini biz de çok iyi karşılamalıyız.

Tarihi bilmeden bugünü okuyamayız. 1. Dünya Savaşı’nı iyi idrak edemeyen bugünü değerlendiremez.

Bizim dış politikada 1914’ü es geçmemiz mümkün değil. Bizim asırlara sığan bir tarihimiz var. Yakın tarihi unutturmak adeta cinayettir.

Yakın tarihi inkar ederek bugünkü meselelere çıkış yolu bulamazsınız. Falih Rıfkı’nın şu önemli cümlelerine bakın: Bizden Belgrad’ı aldıkları zaman Niş kasabasını da istemişlerdi. Babalarımız için Niş, İstanbul’a o kadar yakındı.Biz eğer Vardar’ı, Trablus’u, Girit’i ve Medine’yi bırakırsak, Türk milleti yaşayamaz sanıyorduk.

Çocuklarımızın Avrupası Marmara ve Meriç’te bitiyor..”

Fiziki sınırlara dış politikayı hapsedemeyiz. Yemen’i düşünmeyen bir dış politika düşünülemez. Mynammar’ı görmezden gelen bir Türkiye olamaz.

Biz ecdad yadigarı olan her yere gideceğiz. O yüzden 1. Dünya savaşını bilmeden bugünü değerlendiremezsiniz.

Gazze’yle, Filistin’le, Suriye’yle, Mısır’la neden bu kadar ilgilisiniz? diyorlar. Bu söylenebilir mi? 100 yıl önce beraber yaşadığımız insanlara  sırt çevirebilir miyiz?

 Kim ne derse desin. Büyük bir ülkenin büyükelçileri olarak gurur duymalısınız. Gizlimiz saklımız yok. Herkes bunu şöyle bilsin. Dost olana dostuz.

Son dönemde ülke içinde yaşanalara baktığımız zaman 17 Aralık rüşvet kılıfı adı altında hükümete yönelik bir darbe girişimidir.

Yaptırdığımız anketler halkımızın büyük bir çoğunluğu bu işin bir darbe girşimi olduğunu düşünüyor. Hiç kuşkusuz bu bir darbedir.

17 Aralık’tan beri oı malum örgüt ve medya uzantıları ülkenin ekonomisine darbe vurmak için ellerinden geleni yapıyorlar.

Türkiye’nin demokrasi yürüyüşünü engellemek istiyorlar. Bu çabalar hainlikten başka bir şey değil. Burda operasyon milli hükümete, 76 milyona yapılan bir operasyondur. Burda nasıl oyunu bozduysak dışarda da siz bozacakasınız.

Siz bunları anlatacaksınız. Ne gerekiyorsa yapacaksınız. Taktikleri farklı. Örneğin; Bazı AB ülkelerinde HSYK hakkında açıklama yapılmış. Bu kimsenin haddi değil. Biz tüm ülkeleri inceledik çoğu Meclis’in seçtiği kişiler.

Size büyük görev düşüyor. Bunun bir yolsuzluk operasyonu değil. Bir darbe girişimi olduğunu anlatmanız gerekmektedir.

Yolsuzlukların olduğu bir hükümet 230 milyardan 800 milyar dolara gelir çıkarabailir mi? 79 senede 6 bin bölünmüşlük yol yapılmış. Biz 10 yılda 17 bin km yaptık.

Bu operasyon 3. köprüye ve onun kullanıcılarına yapıldı. Diyorlar ki; biz sizin önünüzü keseriz.

Hükümetimizin yargıda yaptığı değişiklik yapılanmış bir örgüte yöneliktir. Başta Emniyet ve Yargı’da örgütlenerek yapılan bu korku imparatorluğunu siz dışarıda anlatacaksınız.

İngilizce yazılan metinlerle yapılan dezanformasyonu sizler bozacaksınız.

’17 ARALIK YOLSUZLUK KILIFINDA DARBE GİRİŞİMİ’

Son dönemde ülke içinde yaşanan hadiselerin iyi analiz edilmesi ve dünyaya doğru şekilde aktarılması hayati derece önem arz ediyor. Türkiye’de 17 Aralık tarihinde başlayan süreç, yolsuzluk kılıfına gizlenmiş bir darbe girişimidir.

17 Aralık süreci bir paket içinde birkaç hedefi vurmak istemiştir. Ambalajda yolsuzluk iftirası varken, paketin içinde demokrasiye siyasete çözüm süreci ve dış politikaya yönelikti.

‘ADETA DÜĞMEYE BASILMIŞ GİBİ…’

Daha da çıkacak yalnız onu da söyleyeyim. Daha da bitmedi. Adeta düğmeye basılmış gibi içerde ve dışarda operasyona destek veren kesimler var.

Gerek o malum örgüt ve müttefikleri şunu yapıyorlar. Ekonomiye ağır darbe vurmaya çalışıyorlar. Türkiye’nin enerji politikalarını sabote etmeye çalışıyorlar. Dış politikada elimizi zayıflatmaya çalışıyorlar. Türkiye’nin demokrasi yürüyüşünü engellemek istiyorlar.

‘HEDEF HÜKÜMET DEĞİL TÜRKİYE’

Bu operasyonda hedef parti hükümet değil bir ülkedir. Hedef hükümet ya da parti değil Türkiye’dir. Burada hiçbir arkadaşımın ihmalkar davranmaması gerekir. İlgili tüm mercilere bunları anlatmanız gerekir. Çünkü yaklaşım tarzları farklı.

‘HADLERİ DEĞİL’

Örneğin AB ülkelerinde, HSYK ile ilgili oturmuş bir sistem yokken, her ülke kendine ait bir düzenlemeye yaparken, Türkiye’nin HSYK düzenlemesi ile ilgili beyanatta bulunmak kimsenin haddi değildir.

‘BİZE YUTTURACAKLARI BİR ŞEY DEĞİL’

Oturmuş bir şey varsa ha bunu bilelim. Ama biz çalışmamızı yaparken A’dan Z’ye inceledik. Bir bakıyoruz ki oralarda seçilmişin ciddi manada etkisi var. AB’nin müktesebatına dair tespitler kusura bakmasınlar bize yutturacakları bir şey değil. Biraz okuma yazma biliyoruz. Türkiye’deki gerçek manzarayı muhataplarınıza doğruları anlatmanızı, bu ihanet operasyonunu bozmak için daha fazla gayret sarf etmenizi bekliyoruz.